Gönder  Konu Kapalı 
Bir Ömür Bölüm 3
Üye Bilgileribasakkiziltan
Köşe Yazarı
***********
Admin

Mesajlar: 1,579
Üyelik Tarihi: Nov 2009
Teşekkürler: 1263
779 Mesajına 2666 Teşekkür edildi.



Mesaj: #1
Bir Ömür Bölüm 3
BÖLÜM 3: ZAYIFLAMA ÇABALARI


-Nehir nasıl bir yere getirdin kızım bizi?
-Nesi varmış ki buranın? Kızım şimdi bir dirsek atacağım sana, o zaman göreceksin gününü.Deniz biz buraya ne zor şartlarla girdik farkında mısın? Kayıtlar durdu ama biz nasıl girdik sence? Ablamın ricaları ve tanıdığı sayesinde buradayız.Buna göre davran bence!
-Tamam Nehir’cim, sinirlenme .Biliyorum, hepsi benim için.Ama şunlara baksana ya, hiç fazlalıkları yok bu hatunların. Hepsi taş gibiler.Bir de bana bak!
-Deniz’cim kimlerden bahsediyorsun sen ?
-Nehir, şuradaki insanlara baksana kızım,bunlar zayıflamak için gelmemişler ki…Baklavalarını,bacaklarını göstermek için gelmiş bunlar.
-Sanane onlardan Deniz.Sen hedefine kilitlen.
-Ne hedefi ya, siz zorladınız beni buna, ben hedef filan koymadım.
-Deniz bu muhabbet uzadı,artık kaydımızı yaptıralım haydi.
-Tamam ya tamam.Aylin nerde kaldı,bir arabayı park edemedi.
-Gelir o şimdi , sen gel benimle.
Nehir ile beraber spor salonunun kayıt odasına doğru gidiyoruz.Spor salonunun sahibi Özlem ablanın tanıdığı olduğundan kayıt işlemlerinde herhangi bir sorun yaşanmıyor ve hemen kayıt oluyoruz.
-Şimdi, kızlar haftanın üç günü geleceksiniz,çünkü hızlandırma programını uygulayacağız size.Günlerinizi siz kararlaştırın.
-Çarşamba,cumartesi ve pazar olsun.Hızlandırılmış program olması iyi oldu bir an önce yağları yakmamız gerekiyor.Değil mi Deniz’cim?
-Ya ya evet bir an önce kurtulmamız gerekiyor.Hay Allah’ım ya, takmış bunlar benim kilolarıma!
-Bir şey mi dedin Deniz, duydum da duymamazlığa geleyim dedim!
-Bence de Nehir, sen duymamış ol , bana arada sırada geliyorlar böyle, biliyor musun?
Biz Nehir ile konuşurken kayıt elemanı bize sesini duyurmak için uğraşıyor;
-Pardon kızlar bölüyorum ama; size Çarşamba,cumartesi ve pazar günlerini yazıyorum.Özel spor öğretmeniniz olacak.Kendisi salonumuzun en iyi eğitmenlerindendir,birazdan gelir o da.
Tam o sırada kapı çalıyor ve içeriye Aylin giriyor.
-Merhaba.Hallettiniz mi kızlar kayıt işini? Bir an önce başlamak istiyorum,çok yakışıklı, vücutları taş gibi olan adamlar var burada.
-Aylin'in derdi başka tabii.Bunun beyni kafasında değil alt taraflarında vallaha.
-Deniz’cim bugün moralimi sen ve senin iğrenç esprilerin bile bozamaz.
-Bana bak! Sen…
-Hişşt, kızlar! Nerede olduğunuzu unutmayın lütfen.Yaptırdık kaydımızı Aylin.Çarşamba,cumartesi ve pazar günleri geleceğiz.Özel spor eğitmenimizde olacak.Birazdan tanışacağız eğitmenimizle.
-Tamam Nehir’cim.
Aylin nehir'in yanındaki koltuğa oturarak ona salonda gördüğü kaslı erkekleri anlatıyor.
Bende telefonumu çıkarıp Gül'e mesaj atıyorum.
"Offf bunlar beni zayıflatmaya kesin kararlılar kızım, spor salonuna kaydolduk Sad( Buranın tek iyi yönü gözetleyip, bakışacağımız bir sürü kaslı erkek var. Nehir ve Aylin sürekli onlara bakıyorlar.Yakında kovacaklar biziBig Grin "
Mesajı gönderip arkama yaslanıyorum.Gül Eskişehir Anadolu Üniversitesi'ni kazandığı için bizden çok uzağa gitmişti. Kendini orada yalnız hissediyordu.Bizde kendisini yalnız hissetmesin diye her fırsatta onu arıyor,mesaj atıyorduk.
Telefonum titreyince açıp bakıyorum.
"Zayıfla sende Deniz,Arda sana o kadar laf söyledi,ona inat zayıflamalısın.Ah keşke ben de orada olsaydım.Nehir’e ve Aylin’e söyle benim yerime de baksınlar.Muck SmileSmile"

Arda lafını okumak bile bende kaşınma yapıyor.O günden sonra onu hiç görmedim.Tekrar pılını pırtını toplayıp yurt dışına gitti aptal.Salak arda,aptal arda,pislik arda....
Ben Arda'ya içimden küfür etmek ile meşgul olurken aniden kapı açılıyor ve hayatımda gördüğüm en kaslı erkek içeri giriyor.Şunu da eklemeliyim ki; acayip yakışıklı.Kafamı çevirince Aylin'in ağzının kenarından akan suyu görebiliyorum.
-Aylin salyanı topla.
-Ha? Ayy tutmayın beni galiba bayılacağım.
-Ne bayılması kızım, kendine gel.Galiba spor eğitmenimiz bu.
-Ayy ben böyle spor eğitmenine kurban olurum Deniz,kaslara bak,dudağına bak,tam öpülesi dudaklar.
-Kızım yavaş konuş, rezil olacağız senin yüzünden.
-Tamam ama dayanamayacağım öpücem bunu.
Aylin tam yerinden kalkacakken kolunu çimdikleyince acıyla bağırıp,kolunu tutarak yerine oturuyor.
-Hoşgeldiniz.Ben mert.Hızlandırılmış programınızda spor eğitmeninizim.
-Ayy sese bak,kadife gibi maşallah.
-Efendim? Bir şey mi dediniz küçük hanım?
-Yok yok, bir şey söylemedi Mert bey,siz devam edin lütfen.
-Peki.Adınız neydi bu arada?
-Benim adım Nehir,bu arkadaşım Deniz,bu...
Aylin, Nehir lafını bitirmeden ayağa kalkıp, elini Mert Bey'e uzatarak:
-Bende Aylin.Tanıştığımıza memnun oldum.19 yaşındayım,en sevdiğim renk pembe,msn adresimi vere...
-Sen istersen sus ve yerine otur Aylin’cim.Yoksa ben seni oturtmasını bilirim.
-Tamam Deniz tamam,oturdum .Rahatladın mı?
-Rahatladım Aylin.Mert Bey tanıştığımıza göre bize spor salonunu gezdirebilir misiniz acaba?
-Tabi gezdiririm. Ama ilk önce şu konuda anlaşalım; ismimizle hitap edelim birbirimize, olur mu?
Üçümüz de aynı anda "olur" diyip yerimizden kalkıyoruz.
Aylin ve Mert önde, ben ve Nehir arkada spor salonunu gezmeye başlıyoruz.Aylin sürekli sorular soruyor,Mert cevap verince de adamın ağzına düşecek gibi duruyor.
-Yemin ederim deli bu Aylin,vşuna bak, resmen adama Nuri Alço bakışı atıyor.
-Yine başladın Deniz. Anlat bakalım,Nuri alço bakışı nasıl oluyormuş?
-Yani "Biraz daha kıvama gel seni yatağa atacağım" bakışı demek.
-Bu sefer haklısın .Aylin’in bu davranışlarını ben de onaylamıyorum. Resmen adamın ağzının içine düşecek!
-Niye bizimle spor kursuna yazıldı zannediyorsun sen? Mert gibi kaslı,yakışıklı erkekleri tavlamak için kursa yazıldı kokoş.
Spor salonunun her yerini gezdikten sonra Mert bizi çıkışa doğru götürüyor.
-Evet kızlar, çarşamba günü görüşürüz.Yanınızda neler getireceğinizin listesini çıkardım, size vereyim.
Cebinden kağıdı çıkarıp bize uzatıyor;
-Listedeki eşyalarınız, burada ki size özel olan dolaplarınızda kalabilir.İlk dersimizin programını çarşamba günü konuşuruz.Güle güle kızlar,görüşürüz.
-Görüşürüz.
-Görüşürüz.
-Görüşürüz Mert’cim.Güle güle.
Ben ve Nehir sadece "Görüşürüz" demekle yetinirken, Aylin uzun uzun vedalaşıyordu.Bu kız hiç uslanmaz.

***
Spor'a üç gündür devam ediyoruz ama şimdiden pestilimiz çıktı.Aylin halinden gayet memnun görünüyor.Zaten aramızda en memnun olan, spora koşa koşa gelen bir Aylindi.Nehir’in de devam etmeye hiç niyeti yoktu ama sırf benim zayıflamam ve motive olmam için katlanıyor.Aylin Spora geleceğimiz gün erkenden kalkıyor,süslenip püsleniyor.Sanki kordon boyuna gezmeye çıkıyoruz.Aramızda en istikrarlı kişi de Aylin.Kalçalarını eritmek için şekilden şekile giriyor.Spor salonundaki tüm kurslara yazıldık.Pilates,yoga ve daha adını bile söyleyemediğim bir sürü kursa yazıldık.Ama en çok sevdiğim ders karate.Nehir onu karate kursuna yazdırdığımı öğrenince, zor kaçtım elinden.Çünkü geçen sene de karate kursuna gitmiştik ve kendimizi kurtaracak bir iki hareket öğrenince kursu derhal bırakmıştık.Neden mi? Nehir hareketleri öğrenip, erkeklere uygulama kısmına çok taktığı için, bir anlık hırsla belini incitmişti.Benim de içimde ukte kaldı.Neyse; karate hocasını ilk gördüğümde,Nehir'in kulağına şunları fısıldıyorum; "Bunu köpek görse kaçar be,tipe baksana.Böyle karate hocası mı olur?’’.Ama karate hocası beni hiç zorlanmadan kaldırıp yere atınca dediklerime çok pişman oluyorum.Aylin ilk dersten sonra karate dersini anında bırakıyor.
Ben karate'ye devam etmekte oldukça kararlıyım ve Nehir’i de beni yalnız bırakmamak bahanesi ile ikna ediyorum.Ama hoca Nehir'i bacaklarından tutup kafa aşağı sallayınca, Nehir'in kan beynine sıçradı, avazı çıktığı kadar bağırdı ve kapıyı çarpıp çıktı.En sona ben kaldım.Ama pes etmemekte kararlıyım.Karate dersinde öğrendiklerimi belki Arda'nın üzerinde deneyebilirim.Evet bu fikri sevdim.
Nehir ve Aylin'in çok sevdiği ama benim bir türlü sevemediğim bir derste pilates dersi.Pilates dersi için salona giderken ayaklarım geri geri gidiyordu sanki.Hocasına da kılım zaten.Bana anlamadığım bir sürü terim söylüyor sonra da "hadi yap" diyor.İşte o zaman pilates topunu kafasına atıp, kaçmak istiyorum.
İlk dersimizde herkese rezil olmam da dersi sevmemem için bir neden.
İlk derse giderken gayet mutluydum.Daha önce yapmadığım birşeyi öğrenecek,kendimi geliştirecektim sonuçta.Ve tabi ki de kilo verecektim. Derse katılanların çoğu sırım gibi vücutları olan, dar t-shirt ve daracık şortlar giymiş genç kızlardı.Kimliğe göre bende bir genç kızım fakat eşofman altı ve üzerinde "Kronik Psikopat" yazan kıyafetimle hiç de genç kıza benzemiyordum.Daha çok serseri kız havasındaydım. Biz içeri girdiğimizde hepsi kafalarını çevirip bize baktılar.Aylin bizi yerimize doğru götürürken bütün gözler bizim üzerimizdeydi.Birisi bile benim sert bakışlarımdan korkup kafasını çevirmemişti.Hepsi pür dikkat bize bakıyordu.En sonunda ben dayanamayıp:
-Hayırdır hiç insan görmediniz mi? Çok hayvan görmüş olmalısınız ki insan görünce şaşırıyorsunuz.
Kızlar hala tek kelime etmeden bizlere bakıyorlardı.İşte bu beni iyice uyuz etmişti.
-Aloo toplu katliamamı kurban gittiniz hepiniz? Dilinizi mi kestiler? Huhu.
Ve yine kimseden ses çıkmadı.
-Afyon mu koklatmışlar bunlara ya?! Korkmaya başladım ben, nasıl bir yere geldik biz Nehir?
-Deniz iki dakika çeneni kapat lütfen. Dur, olayı anlamadan kızları döveceksin neredeyse.
-Bön bön bakmasınlar o zaman Nehir.
-Sakin ol biraz.Ben konuşayım bir de, sen deli danalar gibi bağırınca konuşmak istememişlerdir belki de.
-Demek öyle, Suç yine bende öyle mi? Off Nehir… Aylin sen ne yapıyorsun öyle cama yapışmışsın sinek gibi.
-Hiç öyle bakınıyordum.
-Külahıma anlat sen onu.Mert oralardan geçiyor mu diye bakıyorsun değil mi?
-Off aman be Deniz, herşeyi yanlış anlıyorsun,ben hoca geliyor mu diye bakıyordum.
Biz orada Aylin ile tartışırken nehir kızlarla ingilizce birşeyler konuşuyordu.Yok artık yabancımıymış bu dilsizler? Ayy, pardon yani kızlar.
-Nehir yabancı mı bunlar kızım? Bak yabancı değillerse rezil olacaksın hahah.
-Evet Deniz yabancı bir grupla ders görüyoruz.Boşu boşuna kızlara bağırdın.Asıl sen rezil oldun arkadaşım hahhaha.
-Gülme bak, çok kötü yaparım. Onlarda yabancı da olsa birşeyler söyleselermiş o zaman.What deselermiş,Do you speak english filan deselermiş.Ne o öyle öküzün trene baktığı gibi bakıyorlardı.
-Deniz daha terbiyeli olmalısın arkadaşım.Bence özür dilemelisin.
-Kızım söylediklerimin tek kelimesini anlamadılar ki.Baksana yüzüme sırıtıyor şu sarışın.
-Tamam o zaman ben senin söylediklerinin İngilizcesini çeviririm onlara.Hem beni zorla karate dersine sokup, sinirlerimi altüst ettirdiğin için de intikam almış olurum.Ne dersin?.
-Evet, orada biraz bencillik yapmış olabilirim ama ne yapabilirdim?Ne olur çevirme söylediklerimi, bu kızlar toplanıp benim dilimi keserler.Acı bana vicdansız! Hem…
Tam ben Nehir’e yalvarırken içeri hoca girdi.Tahmin edin, bu kadın nasıl biri olabilir? Durun ben size söyleyeyim, bizim dilsiz kızlardan aşağı kalır yanı yok,hatta bir gram fazlası bile yok.Ama hiç değilse yabancı değil.
-Evet, pilates'e yeni yazılan kızlar sizler olmalısınız.Aslında kursa başka öğrenci almayacaktım ama Mert sizin için çok ısrar edince almak zorunda kaldım.Diğer arkadaşlarınıza yetişmek için çok çalışmalısınız.
Hoca birşeyler anlatmaya devam ederken, Aylin bana doğru eğilerek:
-Mert derken benim Mert’ten mi bahsetti acaba?
-Nerden senin Mert oluyormuş kokoş! Ortada fol yok yumurta yok, sen "Mert,Mert" diye ciyaklıyorsun.Kendi kendine gelin güvey oluyorsun.
-Deniz o kadar çok deyim kullandın ki hiçbir şey anlamadım.
-Anlasan şaşardım Aylin.Ama şunu söylemeliyim ki galiba bu pilates hocası ile bizim baklavalı hoca Mert sevgililer.
-Neeeeeee?
Pilates salonunda ki herkes dönüp bize bakınca Aylin'i çimdikliyorum.
Aylin bana sinirli sinirli baktıktan sonra önüne dönüyor.Ve sanki zihin gücü ile hocayı öldürecekmiş gibi hocaya bakmaya başlıyor.Ah Aylin ah! eğer zihin gücü ile adam öldürme olsaydı Eğen çoktan Arda'yı öldürmüştüm.
Daha sonra hocanın yönergeleri ile derse başlıyoruz.Pilatesin kolay olacağını düşünmüştüm ama yanılmışım.Bacaklarımı,kollarımı kaldırıp indirmekten bende derman kalmamıştı.Tam ben artık yere yığılacakken hoca:
-Dersimiz bitmiştir gidebilirsiniz.Nehir sözlerimi yabancı arkadaşlarına çevirir misin lütfen?
Nehir onlara hoca'nın söylediklerini çevirirken ben de Aylin’e dönüp;
-Hoca olmuş ama İngilizce öğrenememiş.Bizim saf Nehir’i de kullanıyor bu kadın.Ah Nehir ah.Neyse hadi çıkalım Aylin, diyerek ayağa kalkmaya çalışıyoruz.Pilates hocası:
-Deniz ve Aylin, siz burada kalıyorsunuz.Nehir sen gidebilirsin.Arkadaşlarından daha şevkli çalıştın,teşekkür ederim.
-Hocam izin verirseniz bende arkadaşlarımla kalayım, biraz daha spor yapayım.
-Peki, sen bilirsin.
-Hocam Nehir'in yerine ben çıksam olur mu? O nasılsa kalmak istiyor, benim yerime kalabilir.
-Hayır deniz, pilates topu ile çalışma yapacağız beraber.
-Hocam evde çocuklarım beni bekliyor, ne olur gideyim.
-Hiç iyi yalan atamıyorsun Deniz.Şimdi lütfen pilates topunu al ve bekle.
Hoca bunları söyledikten sonra Nehir'in yanına geçerek pilates topu ile nasıl duracağını filan gösteriyor.Ben de tam pilates topunu yavaş yavaş elime alıp havaya kaldırırken, Aylin fısıltı ile:
-Deniz ne yapıyorsun sen?
-Pilates topunu kafasına atacağım, beynini dağıtacağım.
-Saçmalama indir topu.Başımıza bela açma.Bende kafasına daha ağır bir şeyler atmak istiyorum ama kendimi tutuyorum gördün mü?
-Hahahay, kendini tutuyormuş.Derse girdiğimizden beri burnundan ve kulaklarından dumanlar çıkıyor be!
Aylin bana yine sinirli sinirli baktıktan sonra topu ile hocanın gösterdiği hareketleri yapmaya başlıyor.Bende yapacak başka bir şey olmadığı için hareketleri yapmaya başlıyorum.Hocanın Nehir ile ilgilendiği zamanlarda ben topun üzerine uzanıp sallanıyorum.Tam ben topun üzerinde ileri geri kayarken aniden kapını açılması ile dengemi kaybediyorum ve topun üzerinden ileri doğru, burnumun üzerine düşüyorum.O an burnumun direği öyle bir sızlıyor ki anlatsam acıyı siz bile hissedersiniz.Canınız yanmasın diye anlatmıyorum.
Ben burnumun acısını düşünürken,birisi beni koltukaltlarımdan tutup havaya kaldırıyor.Gözlerimi aralayınca beni kaldıranın karate hocamız minik Hüsnü (ilk gördüğüm günden beri minik Hüsnü demeye başladım hocaya, o günden beri adı öyle kaldı.Ahh ama kızlarla aramızda.) olduğunu görüyorum.
Minik Hüsnü beni yere indirince gözlerimi tamamen açıyorum ve şok oluyorum.Çünkü tüm spor hocaları orada hepsi durmuş endişeli gözlerle bana bakıyorlardı.Minik hüsnü tam burnumun acıdığı yere dokununca çığlık atıyorum.
-Kırık yok.Alın kısmı yere gelmiş olmalı ki burun ucuz atlatmış.Yoksa o kadar şiddetli düşmeyle kırılırdı o burun.
Mert yanıma yaklaşıp:
-İyi misin Deniz? Başka bir yerin ağrıyor mu?
-Bilmiyorum ki her yerim ağrıyor.
-Deniz iyi olduğuna emin misin gerçekten?
-İyiyim Mert.Ayağa kalkmama yardım eder misiniz?
Minik Hüsnü'nün ve Mert’in yardımı ile ayağa kalkıyorum.Nehir'e doğru yaklaşıp,kulağına:
-Kurban olayım Nehir çıkar beni şuradan.Rezil oldum herkese.
Nehir kafasını sallayıp hemen koluma giriyor,öteki koluma da Aylin giriyor.Ve biz tam çıkacakken pilates hocası:
-Daha dersimiz bitmedi kızlar,hiçbir yere gitmiyorsunuz.Hem eminim Deniz'in muzipliklerinden biridir bu düşme olayı da.Dersten kaçmak için mahsus yapıyordur.
-Hay ben senin dersine de sana da.Pilates topu girsin sana.O.....
Nehir ağzımı kapatmasa daha da küfür edecektim ona ama maalesef yapamıyorum.Nehir ve aylin beni oradan çıkarıp kantine doğru götürüyorlar.Evet sevgili okuyucular spor salonumuzun bir de kantini var.Ama hep kalorisi düşük yağsız,tuzsuz yemekler ve yiyecekler var.Tam Nehir’in bana sürekli yememi söylediği, kendisinin çok ihtiyacı olmasa bile sırf benim için yediği o saman gibi yiyeceklerden…O yüzden ilk defa bir kantini gözde mekanım olarak görmüyorum.
Kantinde bir masaya oturuyoruz.Tam ben yarım kalmış küfürlerime devam edecekken Mert gelip Aylin'in yanındaki sandalyeye oturuyor.Aylin'in şu anda mest olması gerekiyordu ama tüm dikkati benim üzerimde.Hayret!
-İyi misin Deniz?
-Daha önce de aynı soruyu sordun Mert.Kötü olmamı istiyorsun herhalde.
-Sinirli olduğun zamanlarda yanına yaklaşılmaması gerektiğini bir kez daha kanıtladın deniz.
-Daha önce ne zaman küfür ettim ki senin yanında ben.Buraya geldiğimden beri keşiş hayatı yaşıyorum.Ne yemek yiyebiliyorum,ne küfür edebiliyorum.Zayıflıcam diye şaklaban oldum resmen.
-Hatırlatayım hemen .Geçen karate hocasına "İbne keltoş" diye bağırdın.
-Ne yapsaydım? Nehir'i baş aşağı sallandırdı.Zavallıcığın ödünü kopardı.Durup orada minik Hüsnü'yü alkışlasamıydım?
-Dur daha bitmedi.Yüzme eğitmeninize "Onun bunun çocuğu"demişsin.
-Aylin'in bikinisi aşağı doğru kaymıştı.Göğsünün yarısı dışardaydı.O sapık hoca da ağzının suyu aka aka Aylin’e bakıyordu.
-Nee? Sen ciddi misin Deniz?
-Niye yalan söyleyeyim sana Mert? İnanmıyorsan Aylin’e sor.
Mert Aylin'e hışımla dönerek:
-Doğru mu Aylin?
-Evet doğru.Hem ne hakla gelip de Deniz'i sorguya çekiyorsun? Deniz beni korumak için küfür etti o sapık herife.
-Haklısın haddimi aştım, özür dilerim.Yüzme eğitmeninin dersine gitmiyorsunuz artık kızlar. Ben sizin özel eğitmeninizim. Yüzme dersini ben vereceğim size.Bir sorun olur mu sizin için?
-Benim için bir sorun yok.Daha iyi olur.
-Benim için de bir sorun yok.Ama küfürlerime alışsan iyi edersin.Çünkü her an sana da bir tanesi denk gelebilir.
-Tamam alışırım.Sen bir şey söylemedin Aylin?
-Farketmez.
-Tamam o zaman bugün saat üçte ki yüzme dersinize ben giriyorum kızlar.Benim şimdi gitmem gerekiyor,derste görüşürüz.
Mert gittikten sonra Aylin bizi de ayağa kaldırıyor:
-Haydi kızlar! Gidip yüzme dersi için hazırlanmamız gerekiyor.
-Hayırdır Aylin’cim? Mert burdayken kapris yapıyordun,adamın yüzüne bile bakmadın.Şimdi onun dersine gitmek için heyecan yapıyorsun.
- Kız dediğin biraz nazlı olmalı Nehir’cim.
-Biz başından beri bunu anlatmaya çalışıyorduk.Sen daha yeni mi anladın Aylin?
-Aman be Nehir dalga geçmeden duramıyorsun.Kaldırsana şu Deniz'i,çöktü yine sandalyeye.
-Kızım daha yeni kaza geçirdim ben,dinlenmem gerekiyor.Niye beni rahat bırakmıyorsun?
-Bizimle gel orada oturursun.
-İki gözüm, Nehir’im bir el atta bana kalkayım.Bu Aylin beni tutamıyor.
-Yine bana kaldın değil mi Deniz? Bir tek benden fayda var sana.Şu kokoşu süs diye gezdiriyoruz yanımızda!
-Sensin o kokoş Nehir’cim.Hem sen beni kızdıramazsın.Çünkü Mert beni kıskandı, bugün mutluluğumu siz bile bozamazsınız.Hahhahay!
Şu Aylin yok mu?! Gülerek Nehir'in yardımıyla ayağa kalkıyorum.Kişisel eşyalarımızın olduğu dolaplara doğru gidiyoruz.Aylin ve Nehir kendi dolaplarından bikinilerini alırken, ben dolabıma daha önceden stokladığım şeftalili meyve suyundan çıkarıyorum.Daha sonra üçümüz soyunma kabinlerine doğru gidiyoruz.En önde Aylin,arkasında Nehir, en arkada da ben olmak üzere soyunma odasına giriyoruz.Aylin aniden zınk diye durunca Nehir ona çarpıyor, ben Nehir'e çarpmaktan son anda kurtuluyorum.Aylin’i neyin durduğunu görmek için başımı Nehir'in omzunun üzerinden uzatıyorum.Ve gördüklerim karşısında şoka uğruyorum.Bizim gıcık olduğumuz pilates hocası, biricik özel eğitmenimiz, Aylin’in gözdesi Mert’in dudaklarına yapışmıştı.Mert de halinden gayet memnun görünüyordu.
Aylin resmen ağzı bir karış açık onları izliyordu.Daha sonra bakmaya daha fazla dayanamayarak arkasını döndü ve bana çarparak soyunma odasından çıktı.Giderken tutmaya çalıştığı hıçkırıklarla nefesi kesik kesik çıkıyordu.Nehir de Mert’e kendisinin küfür olarak saydığı ama benim küfürlerimin yanında son derece masum kalan kelimeleri söyleyerek Aylin’in peşinden gitti.
Ben elimde meyve suyumla öpüşen çifte bakakalmıştım.Daha önce hiç Mert'e küfür etmemiştim öyle değil mi?
Ee o zaman geç kalmışım.Şerefsiz mert,ibne mert, seni travestiler kovalasınlar inşallah.Erkek değil misiniz hepiniz aynısınız işte! Hepinizin kafası bacaklarınızın arasında.Ah Mert ah.Arda'yı dövemedim ama seni döveceğim oğlum!
Benim dostumu ağlatmak ne demekmiş göstereceğim sana.Aylin'i avutmak yine bize düşüyor.
Off off, tamam benim erkeklerle ilgili tüm hayallerim yıkıldı.Ama Aylin’in ki de yıkılmak zorunda mıydı?
Sırada kim var?
Nehir mi?
Gül mü?

3.Bölümün sonu.

27/01/2012 02:25 PM
Tüm Mesajlarını Bul
 Teşekkür Edenler: P!nk , Hailey , alperim , Gökyüzü , sinem_limon , seda_baylam , hnd , aslıceren , beaty- , lawyer26 , leyla59 , zelisce , bridgetjones , kitapkurdu , nunish , ateşböceği_seda , ilksin , zarpandit86 , gunnur21 , melegim , sudemnida , seleniti , nurokan , Gül Taşdelen , gülbahar , bilgisayarım , Aleren Merve , hilaluluca , dover
« Önceki | Sonraki »
Gönder  Konu Kapalı 




Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Bir Ömür - Yorumlar basakkiziltan 66 1,209 18/02/2012 11:48 AM
Son Mesaj: sinem_limon
  Bir Ömür Karakterleri... sinem_limon 8 151 18/02/2012 11:43 AM
Son Mesaj: sinem_limon
  Bir Ömür 6. bölüm sinem_limon 0 248 17/02/2012 08:41 PM
Son Mesaj: sinem_limon
  Bir Ömür 4. bölüm sinem_limon 0 306 10/02/2012 05:49 PM
Son Mesaj: sinem_limon
  Bir Ömür - 4. Bölüm sinem_limon 0 321 03/02/2012 06:05 PM
Son Mesaj: sinem_limon
  Bir Ömür 2. Bölüm sinem_limon 0 369 20/01/2012 07:39 PM
Son Mesaj: sinem_limon
  Bir Ömür 1.Bölüm sinem_limon 0 452 13/01/2012 08:13 PM
Son Mesaj: sinem_limon
  Bir Ömür - Tanıtım P!nk 11 658 13/01/2012 12:42 PM
Son Mesaj: elfarwen

Forum'a Git: